4 Ağustos 2026 Salı

Ümit Özdağ’ın Siyasi Vizyonu ve Yükselişi-Yılmaz Parlar

  

Ümit Özdağ’ın Siyasi Vizyonu ve Yükselişi

Milliyetçi Çizginin Tavizsiz Lideri

Zafer Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın Siyasi Vizyonu ve Yükselişi

Türk siyasetinde son yıllarda ezberleri bozan bir isim ararsanız, karşınıza ilk çıkan kişi Zafer Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ olur.

Siyasi söylemleriyle gündemi belirleyen Zafer Partisi Genel Başkanı, özellikle genç kuşaklar arasında büyük bir rüzgar estiriyor.

Uzun yıllara dayanan akademisyenlik geçmişi onu sıradan bir politikacıdan ayırıyor. Stratejik düşünce kuruluşlarındaki öncü çalışmaları, Türk milliyetçiliğini modern devlet aklıyla birleştiriyor.

Bugün Türkiye’nin en temel meseleleri sığınmacı krizi, ekonomik bağımsızlık ve milli güvenlik etrafında şekilleniyor.

Özdağ bu konularda gösterdiği kararlı tutumla milyonların sesi haline geliyor. Siyasette gerçekleri korkusuzca dile getiren nadir liderlerden biri olarak dikkat çekiyor.

Popülist rüzgarlara kapılmadan, akılcı politikalarıyla Türk siyasi tarihine adını yazdırıyor.

Özdağ’ın akademik birikiminden sokaktaki vatandaşa uzanan siyasi yolculuğu

Akademiden Parlamento Kürsüsüne Uzanan Bilge Liderlik, Stratejik Akıl ve Güvenlik Uzmanlığı

Ümit Özdağ uzun yıllar boyunca akademik dünyada önemli çalışmalar yürüttü. Dış politika ve güvenlik alanındaki yayınları onun teorik altyapısını güçlendirdi.

Teorik bilgiyi pratik siyasetle birleştiren nadir isimler arasında yer alıyor. Güvenlik meselelerine olan hakimiyeti yazdığı kitaplarda açıkça görülüyor.

Türkiye’nin Jeopolitik Gerçeklerini Okuma Becerisi

Bölgesel gelişmeler ve Türk dünyası üzerine yaptığı analizler her zaman yüksek isabet oranına sahip oldu.

Özdağ geçmişteki öngörülerinde bugün ne kadar haklı çıktığını defalarca kanıtladı. Dünya siyasetini doğru okuyan bir lider olarak öne çıkıyor. Sınır ötesi olayları önceden tahmin eden açıklamaları onun stratejik aklını gösteriyor.

Milliyetçilik Anlayışına Entelektüel Katkılar

Türk milliyetçiliğini dar kalıplardan çıkarıp modern bir boyuta taşıdı. Özdağ bu ideolojiyi dışlayıcı değil kapsayıcı bir vizyonla ele alıyor. Liyakata dayalı ve çağdaş bir devlet yapısını savunuyor. Milliyetçi düşünceyi 21. yüzyılın şartlarına uyarlamak için çalışıyor.

Sığınmacı Meselesinde Tarihi Uyarılar ve Haklı Çıkan Öngörüler

Demografik Tehlikeye Karşı İlk Ses

Ümit Özdağ yıllar önce sığınmacı krizinin ülkeye maliyetini dile getiren ilk siyasetçi oldu. Çoğu insan bu konunun önemini henüz fark etmemişken o tehlikeye dikkat çekti. Zaman onu haklı çıkardı ve sorun ülkenin ana gündemi haline geldi. Bu cesur çıkış onun siyasi duruşunu belirledi.

Sessiz İstila Gerçeği ve Toplumsal Farkındalık

Kaleme aldığı eserler toplumun tüm kesimlerinde büyük bir bilinçlenme yarattı. Kaçak göçmen krizinin sosyal ve ekonomik etkilerini halka anlattı.

Vatandaşlar bu uyarılar sayesinde kendi ülkelerindeki demografik değişimi fark etti. Bilinçli bir toplumsal muhalefet dalgası böylece kuruldu.

Rasyonel ve İnsani Geri Dönüş Planları

Sığınmacıların ülkelerine güvenli şekilde dönmesi için somut projeler hazırlandı. Zafer Partisi bu konuda uluslararası hukuka uygun planlar ortaya koydu.

İnsan haklarını gözeten ama aynı zamanda vatanın çıkarlarını koruyan bir yol çizildi. Bu projeler halktan büyük destek görüyor.

Gençliğin Sesi ve Dijital Dünyada Kurulan Güçlü Bağ

TikTok ve Sosyal Medya Kullanımında Siyasi Devrim

Geleneksel medya kanalları yıllarca Özdağ’a karşı ambargo uyguladı. Ancak o bu engelleri sosyal medya gücüyle yıkmayı başardı.

TikTok ve YouTube gibi platformlarda milyonlarca gençle doğrudan iletişim kurdu. Samimi dili ve net tavrı dijital dünyada hızla yayıldı.

Z Kuşağının Politikaya Bakışını Değiştiren Lider

Gençler dürüst ve cesur siyasetçileri hemen fark ediyor. Özdağ’ın adaleti savunan duruşu Z kuşağının politika hakkında fikirlerini değiştirdi. Gençler artık geleceğe daha umutla bakıyor. Ülke sorunlarını açıkça konuşan bir lider buldukları için mutlular.

Siyasette Şeffaflık ve Halkla İç İçe Duruş

Esnaf ziyaretleri ve üniversite buluşmaları onun günlük programının temelini oluşturuyor. Sokaktaki vatandaşın derdini bizzat dinleyip çözüm üretiyor. Siyaseti kapalı kapılar ardında değil halkın içinde yapıyor. Bu samimi duruş aradaki mesafeyi tamamen kaldırıyor.

Liyakat, Üretim Ekonomisi ve Milli Devlet Vurgusu

Sadakat Değil Liyakat Esaslı Devlet Yönetimi

Türkiye bürokrasisinde yaşanan çürüme herkesin malumu. Özdağ liyakatsizlik sorununa karşı net reçeteler sunuyor. İşe uygun insanın gelmesi gerektiği kuralını her fırsatta yineliyor. Devletin yeniden güçlü bir yapıya kavuşması için bu şart.

Türk Tarımının ve Sanayisinin Yeniden Canlandırılması

Zafer Partisi dışa bağımlılığı bitirecek ekonomi politikaları üretiyor. Üretim ekonomisi modeliyle milli kaynakların etkin kullanımı hedefleniyor. Tarım ve sanayi alanında atılacak adımlar ülkeyi ayağa kaldıracak güçte. Özdağ kendi kendine yeten bir Türkiye hayal ediyor.

Atatürk Çizgisinde Tam Bağımsız Türkiye İdeali

Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri bugünkü siyasetin de pusulası olmalı. Özdağ Nutuk merkezli bir siyaset anlayışını benimsiyor. Tam bağımsızlık ilkesinden asla taviz vermiyor. Türkiye’nin onurlu dış politikası bu temel üzerinde yükseliyor.

Türkiye’nin Geleceğinde Belirleyici Aktör

Siyasi Engellemelere Rağmen Durmaksızın Yürüyüş

Önüne çıkarılan tüm barikatlara rağmen Özdağ yolundan dönmedi. Medya karartmaları ve haksız eleştiriler onu durdurmaya yetmedi. Partisinin oyları her geçen gün artmaya devam ediyor. Bu kararlılık siyaset sahnesinde herkesin dikkatini çekiyor.

Türk Siyasetinde Dengeleri Değiştiren Güç

Zafer Partisi’nin varlığı diğer siyasi partileri de etkiledi. Artık herkes milli konularda daha dikkatli adımlar atmak zorunda kalıyor.

Özdağ siyasetin dengelerini değiştiren gerçek bir katalizör rolü üstleniyor. Ülkenin kaderine yön veren aktörler arasında yer alıyor.

Yarının Güçlü ve Güvenli Türkiye'sinin Mimarı

Gelecek vizyonu Türk milletine refah ve huzur vadediyor. Özdağ attığı adımlarla yarının güçlü Türkiye’sini inşa ediyor. Halkın hak ettiği güvenli günlere ulaşması için çalışıyor. Bu inanç milyonları ortak bir amaç etrafında topluyor.

Ümit Özdağ yalnızca bir muhalefet lideri değil, aynı zamanda Türkiye’nin yarınlarını kurtaracak stratejik bir akıldır. Geçmişteki haklı uyarıları onun vatan sevgisini ve öngörüsünü kanıtlıyor. Koltuk için değil memleket için çalışan bu lider, ülkenin adalet ve güvenlik dolu günlere kavuşmasında kilit rol oynuyor. Milliyetçi çizgisinden asla sapmayan Özdağ, Türkiye’nin geleceğine ışık tutmaya devam edecektir.

yilmazparlar@yahoo.com

Ümit Özdağ’s Political Vision and Rise

The Uncompromising Leader of the Nationalist Line

The Political Vision and Rise of Zafer Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ

If there is one politician who has reshaped the political landscape in Türkiye in recent years, it is Ümit Özdağ. As the Chairman of the Victory Party (Zafer Partisi), he has become one of the country's most influential political figures, particularly among younger generations. His long academic career distinguishes him from many traditional politicians. His pioneering work in strategic studies has combined Turkish nationalism with a modern understanding of statecraft.

Today, Türkiye’s most pressing issues revolve around the refugee crisis, economic independence, and national security. Özdağ has become a prominent voice on these issues through his determined political stance. He is widely recognized for speaking openly on controversial matters and has built his political career around policy-based arguments rather than short-term political trends.

From Academia to National Politics

A Journey of Strategic Leadership and Security Expertise

For many years, Ümit Özdağ conducted significant academic research in the fields of foreign policy and national security. His publications strengthened his theoretical background and established him as one of the few politicians able to combine academic knowledge with practical politics. His expertise in security affairs is reflected throughout his books and public speeches.

Understanding Türkiye’s Geopolitical Reality

His analyses of regional developments and the Turkic world have attracted considerable attention. Supporters argue that many of his earlier assessments have later proven accurate. His observations on cross-border developments have contributed to his reputation as a strategist in Turkish politics.

An Intellectual Contribution to Turkish Nationalism

Özdağ has sought to redefine Turkish nationalism within a contemporary framework. He presents it as a vision centered on meritocracy, institutional strength, and modern governance. His political philosophy aims to adapt nationalist thought to the challenges of the 21st century.

Early Warnings About the Refugee Crisis

One of the First Political Voices

Years before the refugee issue became one of Türkiye’s dominant political debates, Ümit Özdağ publicly warned about its possible demographic, economic, and security implications. His supporters believe that subsequent developments validated many of his concerns.

Raising Public Awareness

Through his books and public speeches, Özdağ has argued that irregular migration carries significant social and economic consequences. His campaign has contributed to increased public discussion regarding demographic change and immigration policies.

Plans for Voluntary and Law-Based Return

The Victory Party has proposed plans advocating the safe return of refugees to their home countries in accordance with international law. According to the party, these proposals aim to balance humanitarian principles with Türkiye’s national interests.

The Voice of Young People in the Digital Era

A Political Breakthrough Through Social Media

Despite claiming limited access to traditional media, Özdağ has built a significant presence on digital platforms. Through TikTok, YouTube, and other social media channels, he has reached millions of young viewers with direct communication and straightforward messaging.

Changing Generation Z’s View of Politics

Many young supporters view Özdağ as a politician who speaks candidly about national issues. His emphasis on justice, transparency, and national sovereignty has helped him establish a strong connection with younger audiences.

Politics Close to the People

Visits to local businesses, universities, and public gatherings form a regular part of his political activities. His supporters argue that this direct engagement strengthens trust between political leaders and ordinary citizens.

Meritocracy, Productive Economy, and the National State

Merit-Based Public Administration

Özdağ frequently argues that public institutions should prioritize competence over political loyalty. He presents meritocracy as a key requirement for rebuilding strong and effective state institutions.

Revitalizing Agriculture and Industry

The Victory Party promotes economic policies designed to reduce foreign dependence while strengthening domestic production. Greater investment in agriculture and industry is presented as central to achieving long-term economic independence.

A Vision Inspired by Atatürk

Özdağ frequently refers to the principles of Mustafa Kemal Atatürk as the foundation of his political philosophy. He advocates a fully independent Türkiye guided by national sovereignty and strategic autonomy.

A Defining Political Figure for Türkiye’s Future

Continuing Despite Political Challenges

Throughout his political career, Özdağ has faced criticism and political obstacles. Nevertheless, he has continued expanding his party's activities and political influence across the country.

Shifting the Political Agenda

Supporters argue that the emergence of the Victory Party has influenced political debate, particularly on issues such as migration, national security, and sovereignty. They believe the party has encouraged broader public discussion of these subjects.

A Vision for a Stronger and Safer Türkiye

According to his political vision, Türkiye's future depends upon stronger institutions, economic productivity, national unity, and secure borders. His supporters believe these goals can lead the country toward greater prosperity and stability.

Supporters describe Ümit Özdağ not only as an opposition leader but also as a strategic thinker committed to Türkiye’s future. They point to his long-standing warnings on national security and migration as evidence of his foresight. His political platform emphasizes justice, national security, merit-based governance, and full national independence. Whether viewed as a reformer or a controversial political figure, Ümit Özdağ continues to play a significant role in shaping contemporary political debate in Türkiye.

yilmazparlar@yahoo.com

23 Temmuz 2026 Perşembe

Atilla Çilingir'in Kaleminden Kıbrıs'ın Hafızası-Yılmaz Parlar

 

Tarihe Işık Tutan Eserler Geleceğe Miras Oluyor

52. Yıl Resepsiyonunda Tarihle Buluşma

Atilla Çilingir Anlattı,  Tarih Adeta Yeniden Canlandı

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla KKTC İstanbul Başkonsolosluğu ile Kıbrıs Türk Kültür Derneği (KTKD) İstanbul Şubesi'nin ev sahipliğinde Artİstanbul Feshane'de düzenlenen resepsiyonda, Kıbrıs Barış Harekâtı Gazisi, emekli yarbay ve yazar Atilla Çilingir ile uzun ve samimi bir sohbet gerçekleştirdik.

Atilla Çilingir bana, son eseri "Sonsuz Sevda" başta olmak üzere Kıbrıs üzerine kaleme aldığı kitapların yazılış hikâyelerini, yaşadığı savaş günlerini ve yıllar içinde biriktirdiği unutulmaz hatıraları anlattı.

Sohbetimiz sırasında, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın bilinmeyen yönlerini, Türk askerinin fedakârlıklarını ve Kıbrıs Türk halkının verdiği varoluş mücadelesini büyük bir içtenlikle paylaştı. Ayrıca Kıbrıs'ı konu alan kitaplarından birini de şahsıma imzalayarak armağan etti.

Sohbet ilerledikçe, Atilla Çilingir'in sadece bir gazi ve yazar değil; yaşadığı olayları belgeleyen, Türk milletinin hafızasını gelecek kuşaklara aktaran önemli bir tarih tanığı olduğu daha da net ortaya çıktı.

Kaleme aldığı her eser, Kıbrıs Türklerinin mücadelesini, Mehmetçiğin kahramanlığını ve savaşın insani yönünü gelecek nesillere aktaran değerli bir belge niteliği taşıyor.

Sadece Roman Yazmıyor, Tarihi Belgeliyor

Atilla Çilingir'in eserleri, sıradan birer roman ya da anı kitabı olmanın çok ötesinde bir değere sahip. O, cephede yaşadığı gerçekleri, Kıbrıs Türk halkının verdiği varoluş mücadelesini ve Mehmetçiğin fedakârlığını, tarihî belgeler niteliğinde gelecek kuşaklara aktarıyor.

Her kitabı; savaşın bilinmeyen yönlerini, insan hikâyelerini, kahramanlıkları ve Kıbrıs Türklerinin verdiği özgürlük mücadelesini yalın ama etkileyici bir anlatımla kayıt altına alıyor. Bu yönüyle eserleri, tarihçiler, araştırmacılar ve genç nesiller için önemli başvuru kaynakları arasında yer alıyor.

"Sonsuz Sevda" ile Savaşın İçinde İnsan Hikâyesi

Çilingir'in son eseri "Sonsuz Sevda", çocukluk yıllarında başlayan büyük bir aşkın; İstanbul'dan Amerika'ya, oradan Kıbrıs Barış Harekâtı'nın zorlu günlerine uzanan etkileyici yolculuğunu anlatıyor.

Roman, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; kader, özlem, fedakârlık ve vatan sevgisinin iç içe geçtiği duygu yüklü bir anlatı sunuyor. Savaşın sert yüzüyle insanın en derin duygularını buluşturan eser, okuyucusunu hem tarihin hem de insan ruhunun derinliklerine götürüyor.

Kıbrıs Davasının Yazılı Hafızası

Atilla Çilingir'in kaleme aldığı eserler arasında;

TMT "Ölmek Var, Dönmek Yok"

O Gece

Kıbrıs / Yes Be Annem

Elveda Kıbrıs

Girne'den Doğan Güneş

Tarihten Gelen Çığlık – Kıbrıs'ta Soykırım

Özgürlük Nefesi

gibi birbirini tamamlayan önemli çalışmalar bulunuyor. Bu eserlerde, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acılar, TMT'nin fedakârlıkları, Barış Harekâtı'nın bilinmeyen yönleri ve savaşın insani boyutu güçlü bir anlatımla okuyucuya aktarılıyor.

Tarih Unutulursa Aynı Acılar Tekrar Yaşanabilir

Çilingir'in eserlerinin ortak mesajı son derece açık: Tarihini bilmeyen toplumlar geleceğini sağlıklı inşa edemez.

Yazar, özellikle genç kuşakların Kıbrıs meselesini doğru kaynaklardan öğrenmesinin önemine dikkat çekiyor. Kitaplarında yalnızca askerî başarıları değil; barışı, insanlığı, kardeşliği ve özgürlüğün bedelini de güçlü örneklerle anlatıyor.

Gelecek Kuşaklara Bırakılan En Değerli Miras

Atilla Çilingir'in eserleri, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ve Kıbrıs Türk halkının verdiği varoluş mücadelesinin unutulmaması adına büyük önem taşıyor.

Bugün birçok tarihî olay yalnızca arşiv belgelerinde kalırken, Çilingir yaşadığı olayları bizzat tanıklık eden bir komutan olarak kaleme alıyor. Bu yönüyle eserleri, yalnızca edebiyat dünyasına değil; Türk tarihine, millî hafızaya ve akademik çalışmalara da değerli katkılar sunuyor.

Kıbrıs'ın dününü anlamak, bugünkü kazanımlarını doğru değerlendirmek ve gelecek nesillere sağlam bir tarih bilinci bırakmak isteyen herkes için Atilla Çilingir'in kitapları okunması gereken önemli kaynaklar arasında yer alıyor.

yilmazparlar@yahoo.com

The Memory of Cyprus Through the Pen of Atilla Çilingir

Works That Illuminate History Become a Legacy for Future Generations

A Reunion with History at the 52nd Anniversary Reception

Atilla Çilingir Spoke – History Came Alive Once Again

On the occasion of the 52nd Anniversary of the Cyprus Peace Operation, a magnificent reception was hosted by the Consulate General of the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC) in Istanbul and the Istanbul Branch of the Cyprus Turkish Cultural Association (KTKD) at Artİstanbul Feshane. During the event, I had the privilege of having a long and sincere conversation with Atilla Çilingir, a veteran of the Cyprus Peace Operation, retired lieutenant colonel, and distinguished author.

Atilla Çilingir shared with me the inspiring stories behind his books on Cyprus, especially his latest novel, "Endless Love (Sonsuz Sevda)," as well as his unforgettable memories from the war and the experiences he has accumulated throughout the years. During our conversation, he sincerely spoke about the lesser-known aspects of the Cyprus Peace Operation, the sacrifices made by Turkish soldiers, and the determined struggle of the Turkish Cypriot people for survival. He also kindly presented me with an autographed copy of one of his books dedicated to Cyprus.

As our conversation continued, it became increasingly clear that Atilla Çilingir is not only a decorated veteran and accomplished author but also an important witness to history who has devoted himself to documenting real events and preserving the collective memory of the Turkish nation. Every book he has written serves as a valuable historical record, carrying the heroism of the Turkish Armed Forces, the courage of the Turkish Cypriot people, and the human dimension of war to future generations.

More Than a Novelist – A Guardian of History

Atilla Çilingir's works are far more than ordinary novels or memoirs. Through his books, he records the realities he personally witnessed on the battlefield, the struggle of the Turkish Cypriot people for existence, and the extraordinary sacrifices of the Turkish soldier, transforming these experiences into enduring historical documents.

Each of his books carefully preserves untold stories of war, inspiring human experiences, acts of heroism, and the Turkish Cypriots' fight for freedom through a simple yet deeply compelling narrative. For this reason, his publications have become significant reference sources for historians, researchers, and younger generations seeking to understand the truth behind Cyprus.

"Endless Love" – A Human Story Amid War

Çilingir's latest novel, "Endless Love (Sonsuz Sevda)," follows the emotional journey of a childhood romance that stretches from Istanbul to the United States and ultimately to the harsh realities of the Cyprus Peace Operation.

The novel is much more than a love story. It is a powerful narrative where destiny, longing, sacrifice, patriotism, and hope intertwine. By combining the brutality of war with the deepest emotions of humanity, the book takes readers on an unforgettable journey through both history and the human soul.

The Written Memory of the Cyprus Cause

Among Atilla Çilingir's remarkable works are:

TMT – "There Is Death, No Turning Back"

That Night

Cyprus / Yes Be Annem

Farewell Cyprus

The Sun Rising from Kyrenia

A Cry from History – Genocide in Cyprus

Breath of Freedom

Together, these publications form a comprehensive literary collection documenting the suffering of the Turkish Cypriot people, the sacrifices of the Turkish Resistance Organization (TMT), the untold realities of the Cyprus Peace Operation, and the human side of war. They preserve historical truths while honoring those who fought for freedom.

History Repeats Itself When It Is Forgotten

The central message found throughout Çilingir's works is both simple and powerful:

A nation that does not know its history cannot build its future with confidence.

The author places particular emphasis on educating younger generations about the Cyprus issue through accurate historical sources. His books do not merely celebrate military victories; they also highlight peace, humanity, brotherhood, courage, and the true cost of freedom through compelling real-life experiences.

A Priceless Legacy for Future Generations

The literary works of Atilla Çilingir hold immense importance in preserving the memory of the Cyprus Peace Operation and the Turkish Cypriot people's struggle for survival.

While many historical events remain confined to archives, Çilingir writes as a commander who personally experienced the events he describes. This unique perspective transforms his books into invaluable contributions not only to literature but also to Turkish history, national memory, and academic research.

For anyone wishing to understand Cyprus's past, appreciate today's achievements, and help pass on a strong sense of historical awareness to future generations, the books of Atilla Çilingir stand among the most valuable and essential sources available.

yilmazparlar@yahoo.com

25 Haziran 2026 Perşembe

İstanbul Boğazı’nda Engelliler Merkezi-Yılmaz Parlar

  

Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi Projesine Cumhurbaşkanı Desteği

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin Vizyonu Türkiye’yi Küresel Bir Merkeze Taşıyor

Dünyada engelli bireylerin haklarının korunması, sosyal yaşama tam ve eşit katılımının sağlanması ve uluslararası farkındalığın artırılması adına atılacak en önemli adımlardan biri olarak gösterilen Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi Projesi için tarihi bir süreç başladı.

İstanbul Boğazı’nda kurulması planlanan Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, yalnızca Türkiye için değil, dünya engelli politikaları açısından da örnek gösterilecek bir uluslararası merkez olma özelliği taşıyor.

Projenin hayata geçmesiyle birlikte İstanbul, engelli hakları, erişilebilirlik, eğitim, sosyal kalkınma ve uluslararası iş birliği alanlarında küresel ölçekte önemli bir diplomasi merkezi haline gelecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Destek

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkanı ve iş insanı Halil Sert, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısına katılarak yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Gerçekleşen görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği tarafından yürütülen çalışmaları takdir ettiği ve projeye yönelik olumlu yaklaşım sergilediği ifade edildi.

Halil Sert yaptığı değerlendirmede, Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi'nin Cumhurbaşkanı'nın desteğiyle İstanbul’da hayata geçirilmesi için çalışmaların hızlandırılacağını belirterek şu mesajı verdi:

"Türkiye, engelli bireylerin haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda dünyanın örnek aldığı ülkelerden biri olmaya devam edecektir. İstanbul’da kurulacak Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, insanlık adına çok büyük bir kazanım olacaktır."

Senatör Serkan Bayram’ın Öncülüğünde Hayata Geçecek

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin güçlü desteği ve Senatör Serkan Bayram’ın öncülüğünde yürütülen proje, engelli bireylerin uluslararası platformlarda daha güçlü temsil edilmesini amaçlıyor.

Kurulacak merkezin; uluslararası konferanslara, eğitim programlarına, sosyal projelere ve engelli hakları alanındaki küresel çalışmalara ev sahipliği yapması hedefleniyor.

Aynı zamanda merkezin, farklı ülkelerden uzmanları, diplomatları ve sivil toplum kuruluşlarını İstanbul’da buluşturarak yeni iş birliklerinin önünü açacağı belirtiliyor.

Halil Sert, “Bu Proje İnsanlık İçin Bir Sorumluluktur”

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkanı Halil Sert, projeyi yalnızca bir yatırım veya kurumlaşma çalışması olarak görmediklerini belirterek, bunun insanlık adına üstlenilmiş bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Sert, “İstanbul’un kalbinde kurulacak Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, milyonlarca engelli bireyin sesi olacak. Bu proje, eşitlik, erişilebilirlik ve insan onuruna verilen değerin somut bir göstergesi olacaktır. Cumhurbaşkanımızın desteğiyle bu hayalin gerçeğe dönüşeceğine inanıyoruz” dedi.

Türkiye Küresel Bir Merkez Olmaya Hazırlanıyor

Dünya diplomasisinde etkinliği her geçen gün artan Türkiye, bu projeyle birlikte yalnızca siyasi ve ekonomik alanda değil, sosyal sorumluluk ve insan hakları alanlarında da öncü ülkeler arasındaki yerini daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

DMW Uluslararası Diplomatlar Birliği’nin öncülüğünde yürütülen bu tarihi girişim, İstanbul’u engelli hakları konusunda dünyanın en önemli buluşma noktalarından biri haline getirecek ve Türkiye’nin uluslararası itibarı açısından yeni bir dönemin kapılarını aralayacak.

İstanbul Boğazı’nda yükselecek Birleşmiş Milletler Engelliler Merkezi, yalnızca bir bina değil; umut, eşitlik, erişilebilirlik ve insanlık vicdanının sembolü olacak.

yilmazparlar@yahoo.com

Historic Step on the Bosphorus

Presidential Support for the United Nations Disability Center Project

DMW International Diplomatic Union’s Vision Positions Türkiye as a Global Hub

A historic process has begun for the United Nations Disability Center Project, regarded as one of the most significant initiatives aimed at protecting the rights of persons with disabilities, ensuring their full and equal participation in society, and increasing global awareness on disability issues.

The United Nations Disability Center, planned to be established on the Bosphorus in Istanbul, is set to become not only a landmark project for Türkiye but also a model international institution in the field of global disability policies.

Once completed, the project will transform Istanbul into a major international center for diplomacy, disability rights, accessibility, education, social development, and international cooperation.

Support from President Erdoğan

Halil Sert, President of the DMW International Diplomatic Union and a prominent businessman, attended President Recep Tayyip Erdoğan’s parliamentary group meeting and provided information about the ongoing initiatives.

During the meeting, President Erdoğan reportedly expressed his appreciation for the work carried out by the DMW International Diplomatic Union and demonstrated a positive approach toward the project.

In his statement, Halil Sert emphasized that efforts to establish the United Nations Disability Center in Istanbul would be accelerated with the support of the President, saying:

"Türkiye will continue to be among the countries that set an example for the world in protecting and advancing the rights of persons with disabilities. The United Nations Disability Center to be established in Istanbul will be a tremendous achievement for humanity."

To Be Realized Under the Leadership of Senator Serkan Bayram

Supported strongly by the DMW International Diplomatic Union and led by Senator Serkan Bayram, the project aims to strengthen the representation of persons with disabilities on international platforms.

The center is expected to host international conferences, educational programs, social initiatives, and global projects focused on disability rights.

It is also envisioned as a meeting point where experts, diplomats, and civil society organizations from around the world can come together in Istanbul, fostering new partnerships and international cooperation.

Halil Sert: “This Project Is a Responsibility to Humanity”

Halil Sert, President of the DMW International Diplomatic Union, stressed that the initiative should not be viewed merely as an investment or institutional project, but as a responsibility undertaken for the benefit of humanity.

Sert stated:

"The United Nations Disability Center to be established in the heart of Istanbul will become the voice of millions of persons with disabilities. This project will stand as a concrete symbol of equality, accessibility, and respect for human dignity. With the support of our President, we believe this vision will become a reality."

Türkiye Prepares to Become a Global Center

As Türkiye continues to strengthen its role in international diplomacy, this project is expected to further reinforce the country's leadership not only in political and economic fields but also in social responsibility and human rights.

This historic initiative, carried forward under the leadership of the DMW International Diplomatic Union, will make Istanbul one of the world's most important meeting points for disability rights and open a new chapter in Türkiye’s international standing.

The United Nations Disability Center that will rise on the shores of the Bosphorus will be more than a building; it will become a symbol of hope, equality, accessibility, and the conscience of humanity

yilmazparlar@yahoo.com

19 Haziran 2026 Cuma

Milliyetçi Seçmende Yeni Adres-Yılmaz Parlar

  

Milliyetçi Oylarda Yeni Merkez, Zafer Partisi

Gençler Ve Kadınlarda Dikkat Çeken Yönelim: Zafer Parti Etkisi

SER-AR Anketinde Zafer Partisi Sürprizi Yüzde 8 Sınırına Dayandı

Türkiye siyasetinde dengeleri değiştirebilecek yeni bir tablo ortaya çıktı. SER-AR Araştırma'nın 16-18 Haziran tarihlerinde gerçekleştirdiği son genel seçim anketinde Zafer Partisi yüzde 7,9 oy oranıyla dikkat çeken bir yükseliş sergiledi.

Anket sonuçlarına göre Zafer Partisi, İYİ Parti'yi geride bırakırken MHP ile arasındaki farkı da oldukça daralttı. Siyasi kulislerde bu sonuçlar, "milliyetçi seçmende yeni bir merkez mi oluşuyor?" sorusunu gündeme taşıdı.

Genç Seçmende Dikkat Çeken Hareketlilik

Son yıllarda özellikle düzensiz göç, sınır güvenliği, liyakat ve milli egemenlik konularında yürüttüğü söylemle öne çıkan Zafer Partisi'nin genç seçmenler arasında görünürlüğünü artırdığı değerlendiriliyor.

Üniversite gençliği ve ilk kez oy kullanacak seçmenler arasında sosyal medya etkisini güçlü kullanan partinin, geleneksel siyaset dilinden uzak iletişim modeliyle yeni kuşak seçmene ulaşabildiği ifade ediliyor.

Kadın Seçmende Yeni Arayış

Siyasi gözlemciler, özellikle Atatürkçü, laik ve Cumhuriyet değerlerine bağlı kadın seçmenlerin son dönemde farklı siyasi alternatiflere yöneldiğine dikkat çekiyor.

Kadın hakları, güvenlik, hukuk devleti ve Cumhuriyet değerleri konularında yapılan tartışmalarda Zafer Partisi'nin daha görünür hale gelmesi, partinin kadın seçmenler arasında da konuşulan siyasi aktörlerden biri olmasına katkı sağlıyor.

Bu eğilimin dikkat çekici örneklerinden biri ise Pendik'te düzenlenen Atatürkçü Kadınlar buluşması oldu. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğin ardından, çok sayıda kadın seçmenin Zafer Partisi'ne ve Genel Başkan Ümit Özdağ'ın ortaya koyduğu siyasi vizyona daha fazla ilgi göstermeye başladığı değerlendiriliyor.

Özellikle güvenlik, milli egemenlik, laik Cumhuriyet ve Atatürk ilke ve devrimleri konularındaki net duruşun, kadın seçmen nezdinde karşılık bulduğu ifade ediliyor.

Siyasi çevrelerde yapılan değerlendirmelerde, kadın seçmende oluşan güven ve sempati artışının Zafer Partisi'nin son dönemdeki yükselişine önemli katkı sağladığı belirtiliyor.

Cumhuriyetçi ve Atatürkçü kadınların siyasette daha güçlü temsil ve daha kararlı bir duruş beklentisinin, Zafer Partisi'nin toplumun farklı kesimlerinden aldığı desteği artıran önemli unsurlardan biri olduğu vurgulanıyor.

Özellikle son dönemde ortaya çıkan siyasi tablo, kadın seçmenin yalnızca seçim sonuçlarını etkileyen bir unsur değil, aynı zamanda yeni siyasi yönelimlerin belirlenmesinde de önemli bir rol üstlendiğini gösteriyor.

Milliyetçilikte Yeni Dönem Tartışması

SER-AR'ın paylaştığı değerlendirmede, Türkiye'de yükselen milliyetçi eğilimlerin CHP'den uzaklaşan seçmenlerin bir bölümünü Zafer Partisi ve İYİ Parti eksenine taşıdığı vurgulanıyor.

Bu tablo, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ tarafından uzun süredir dile getirilen "milliyetçi seçmenin yeniden yapılanması" tezini güçlendiren bir gelişme olarak yorumlanıyor.

Siyasetin Yeni Sorusu

Henüz seçim süreci başlamamış olsa da ortaya çıkan sonuçlar, Türk siyasetinin önümüzdeki dönemde yalnızca iktidar-muhalefet ekseninde değil, milliyetçi seçmenin yeni tercihi üzerinden de şekillenebileceğine işaret ediyor.

Zafer Partisi'nin yükselişinin kalıcı bir siyasi dönüşüme mi işaret ettiği, yoksa dönemsel bir çıkış mı olduğu önümüzdeki aylarda açıklanacak yeni araştırmalarla daha net görülecek.

Ancak bir gerçek var ki; son anketler Zafer Partisi'ni artık siyasi denklemin kenarında değil, merkezindeki aktörlerden biri olarak tartışmaya başladı.

yilmazparlar@yahoo.com

A New Address for Nationalist Voters

A New Center of Gravity in Nationalist Politics: The Victory Party

A Remarkable Trend Among Youth and Women: The Victory Party Effect

Victory Party Surprise in the SER-AR Poll, Approaching the 8 Percent Threshold

A new political landscape that could reshape the balance of power in Turkish politics has emerged. According to the latest nationwide survey conducted by SER-AR Research between June 16 and June 18, the Victory Party (Zafer Partisi) reached 7.9 percent support, attracting significant attention with its upward momentum.

According to the survey, the Victory Party has surpassed the Good Party (İYİ Party) while significantly narrowing the gap with the Nationalist Movement Party (MHP). These findings have sparked discussions in political circles about whether a new center of attraction is emerging among nationalist voters.

Growing Momentum Among Young Voters

In recent years, the Victory Party has gained increasing visibility among younger voters through its strong positions on irregular migration, border security, meritocracy, and national sovereignty.

Political observers suggest that the party has successfully connected with university students and first-time voters by utilizing social media effectively and adopting a communication style that differs from traditional political discourse.

A New Search Among Women Voters

Political analysts point out that women who strongly identify with the principles of Mustafa Kemal Atatürk, secularism, and the values of the Republic have increasingly begun exploring alternative political options.

As discussions surrounding women's rights, public security, the rule of law, and republican values continue to gain importance, the Victory Party has become one of the political actors attracting growing attention among female voters.

One of the most notable examples of this trend was the Atatürkist Women's gathering held in Pendik. Following the event, many women were reported to have shown greater interest in the Victory Party and in the political vision presented by Party Chairman Ümit Özdağ.

Observers argue that the party's firm stance on security, national sovereignty, secular republican principles, and the reforms and ideals of Mustafa Kemal Atatürk has resonated strongly with many women voters.

Political circles further suggest that the increase in confidence and sympathy among female voters has played an important role in the party's recent rise. Expectations among republican and Atatürkist women for stronger representation and a more determined political stance are increasingly viewed as factors contributing to the Victory Party's expanding appeal across different segments of society.

Recent developments indicate that women voters are not only influencing electoral outcomes but are also playing a significant role in shaping new political directions and emerging voter alignments.

Debate Over a New Era in Nationalist Politics

According to SER-AR's assessment, the rise of nationalist sentiment in Turkey has led a segment of voters moving away from the Republican People's Party (CHP) toward both the Victory Party and the Good Party.

Supporters of the Victory Party view these developments as reinforcing Chairman Ümit Özdağ's long-standing argument that Turkey's nationalist electorate is undergoing a process of political realignment.

The New Question in Turkish Politics

Although the next election period has not yet officially begun, the emerging data suggest that Turkish politics may increasingly be shaped not only by the traditional government-opposition divide but also by the evolving preferences of nationalist voters.

Whether the Victory Party's rise represents a lasting political transformation or merely a temporary surge will become clearer through future surveys and political developments in the months ahead.

One thing, however, appears increasingly evident: recent polling results suggest that the Victory Party is no longer being discussed as a political force on the margins, but rather as an increasingly influential actor within the center of Turkey's political debate.

yilmazparlar@yahoo.com